Sermet Muhtar Alus

(1887-1952) Osmanlıdan Cumhuriyete geçişte toplumsal değişime tanıklık eden, izleri silinen İstanbul yaşayışını, canlı tipleri yarı mizahi, yarı nostaljik bir duyguyla anlatan yazar, gazeteci, karikatürist ve deyimi fazlasıyla hak eden İstanbul beyefendisi. Askeri Müze’nin kurucusu Ahmet Muhtar Paşa’nın oğluydu. Galatasaray Sultanisi’ni dışardan bitirdi, Mekteb-i Hukuk’ta okudu. Mizah ve tiyatrodan sonra anı yazarlığına yöneldi, tefrika romanlar yazdı. 19. yüzyıl sonunun ünlü İstanbul kabadayılarını anlatıldığı Onikiler, bu romanların arasında ayrı bir yere sahiptir. Uzun süre gazete sayfalarında unutulan yazıları, 90’larda kitaplaştırıldı; 30 Sene Evvel İstanbul, Eski Günlerde, İstanbul Kazan Ben Kepçe, Masal Olanlar, İstanbul Yazıları bu ansiklopedinin en önemli başvuru kaynakları arasındadır.

Alus, ilgi çekici yazılarının bir bölümünde eski İstanbul meyhanelerini, meyhanecileri, içkicileri, içki âlemlerini, damak tadına düşkün İstanbulluları, yemek ve meze kültürünün içinden biri olarak kaleme almış, yer yer çizimlerle süslemiştir. Bir dönem balozları, müzikli eğlence mekânları, batakhaneleriyle ünlü Şerbethane Sokağı’nı (Tophane) rakı kokulu atmosferi ve renkli kişileriyle dükkân dükkân anlattığı yazıları birer belge değeri taşır. Sözgelimi Arap Yorgi’nin balozunu anlatırken şunları söylemişti:

“Kapıdan girdin mi, tezgâha benzeyen taştan set, mal sahibinin yeri. Karşıki sette de, Çingene lavtacı Sadıkoğlu’nun takımı: Bir lavta, bir klarnet, bir zilli maşa. Ortada büyük bir gazlambası, kenarlarda ufakları, etrafta mermer masalar… Mezesiz rakının şişesi çeyrek, kadehi kırk para, biranın bardağı yüz para. Zira çalgılı baloz. Meze işportacılardan alınır.”

NECATİ GÜNGÖR
Sermet Muhtar Alus İstanbul Kazan Ben Kepçe, İstanbul Yazıları

Rakı Ansiklopedisi‘nden alınmıştır.