rkı mürşit

Hayatta en hakiki mürşit ilimmiş. Peh. Söyleyenin iyi niyetinden şüphem yok. Lakin laf müthiş zararlı. Mürşit, yol gösteren, kılavuz demektir. Bu hakiki kılavuz bir GPS ise lafım yok. Ama genel olarak ilim, haddini bilmelidir. Sürekli olarak hastalık icat eden modern tıp, sürekli konuşturup bir şey söyleyemez hale getiren iletişim teknolojileri, bir araya tıkıştırırken uzaklaştıran şehir plancılığı diye bir başlarım hafakanlar basar hepinizi.

Bu işin sadece bir kısmı. En az onun kadar önemlisi ilim ve fen büyük oranda asker için, devlet için çalışır. Bir çok teknoloji, misal İnternet, önce asker için bulunmuştur. İlim dediğinin asıl işlerinden birisi devletin devamlılığını sağlamaktır. Devletin bekasının insanlığın sefasından daha önemli olduğu bir nizam, berbat bir nizamdır. Devletler organize suç örgütleridir. Organize suç örgütü için çalışan bir “şey” nasıl olur da “en hakiki” mürşidimiz olabilir?

Kılavuzu ilim olanın burnu boktan çıkmaz, ben söyleyeyim.

Kâğıdı kalemi çıkarın kozmik bilgiyi açıklıyorum: Hayatta en hakiki mürşit kedidir.

Mürşit dediğin bir kere zararsız, çıkarsız, “kendiliğinden” olmalıdır. Hayatı ciddiye almalıdır. Ama çok da abartmamalıdır bunu.

Sadece bir kediyi sabırla seyrederek hayatın bütün teferruatlarını çözebilirsiniz. Kediler tam birer keyif ehlidir. 16 saat uyur, saatlerce yalanırlar. Özel çileler çekmiyorlarsa asla taviz vermezler sefalarından. Tek başlarına avlanırlar. Ama son derece sosyal hayvanlardır. Yeni ortamlara çabuk adapte olurlar. “Sahipleri” olamaz. Kendilerini sahip zanneden iki ayaklılara şefkatle bağlanırlar.

Uzun insanî travmalara maruz kalmamışsa eğlencesiz kedi olmaz. Malda mülkte gözleri yoktur. Ve kaç yaşında olurlarsa olsunlar oyuncaklarını ciddiye alırlar. Sadece bir kediye bakarak sakin olmak gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu bilgi ömre bedeldir. Hayatta gerçek zevklerin basit şeylerden oluştuğunu da keza en güzel kedi öğretir. Saate göre değil güneşe göre davranmanın hikmetlerini de bir kediden öğrenebilirsiniz. Az konuşup çok şey söylemek kedinin birinci vazifesidir.

Bir kedi size meraklı olmayı öğretir. İyi bir kedi gözlemcisi kendisine sunulan hayata rıza göstermemesi gerektiğini öğrenmiş birisidir.

Hayatta en samimi mürşit de rakıdır. Çilingir, kediden gördüklerini yaşama alanıdır. (İdeal mürşit formülü buldum deyip kediye rakı içirmeye çalışan rakısız memlekete düşsün.)

Şöyle ki: Kulağa rezil çınlıyor olsa da “kişisel gelişim” diye bir şey vardır ve önemlidir. Bunun kitapları da vardır. Bu kitaplar kendini ve karşındakini kandırma formülleri üretmeye çalışır. Onları yakın mangalda. Rakı, çilingir âdabı vasıtasıyla aynı işi müthiş bir samimiyetle ve yavaş yavaş yapar.

Çilingirde, beklemenin hikmetlerini öğrenirsin. Konuşmak için beklersin, bir sonraki duble için diğerlerini beklersin, mezelerin gelmesi için beklersin, hesap için beklersin. Beklemek güzeldir.

Çilingirde kanaatkâr olmayı öğrenirsin. Çilingir abur cubur yahut tıkınma yeri değildir. Az mezeyle çok vakit geçirmek âdettendir. Tadını çıkara çıkara.

Ve tabii yavaş olmasını öğrenirsin. Zaten lüzumsuz hızlanırsan rakı alır maçanı aşağı, şebek olursun. Ne kadar yavaş o kadar iyi. Çilingir telaş kabul etmez.

Çilingirde şımarmamayı gururlanmamayı kıskanmamayı öğrenirsin. Şımarırsan hızlanırsın, kıskanırsan ayıplanırsın, gururlanırsan yalnız kalırsın. Çilingir kabul etmez bunu.

Samimiyet demişken. Samimiyet kelimesi kulağa hoş gelir ama riskli bir şeydir. İnsan samimiyet içerisinde akla hayale gelmedik fenalıklar yapabilir misal. Bütün tecavüzcüler, çocuk tacizcileri, ırkçılar, alçaklar bu hislerinde genellikle samimilerdir. Büyük bir samimiyetle alçaktırlar yani. Bu, sakın yanıltmasın sizi.

Bu tip bir samimiyet, günlük hayatında samimiyetten nasibini almamış bir takım insanların ihtiraslarına dairdir. Bir muhteris ancak sömürürken samimidir. Yürürken, burnunu karıştırırken yahut karpuz yerken, yani yaşarken samimi olamaz. Hep bir hesap kitap içinde davranır. Huzursuzdur çünkü. Ancak suç işlerken yahut kontrolü ihtiraslarına kaptırmışken samimi olabilir.

Ama ehlikeyif, samimiyeti günlük hayatına ekmek gibi su gibi sokabilmiş birisidir. İyi birisi olduğu için de yapmaz bunu. Böylesi daha konforludur. İnsan mutlak bir samimiyet fazına geçerse hafızasının iyi olmasına gerek kalmaz. Hesapla kitapla kafa yormaz. Ahmet arkasından ne demiş Ayşegül tatilde miymiş umursamaz.

Velhasıl hayatta en samimi mürşit âdabıyla rakıdır. Böyle yazın defterinize.