Reşad Ekrem Koçu

Reşad Ekrem Koçu

(1905-1975) Tarihi kuru anlatımdan kurtararak geniş kitlelerin zevkle okuduğu bir konu haline getiren, ama anlatımında gerçekleri titizlikle göz önünde tutan, bütün bunları Türk diline hâkimiyetini gösteren bir üslupla okuyucusuna sunan edip-tarihçi ve her şeyin üstünde büyük bir İstanbul âşığı. Aydın bir babanın oğlu olan Koçu, 1931’de mezun olduğu İstanbul Üniversitesi’nde Ahmet Refik Altınay’ın öğrencisi ve asistanı oldu. Hocasının kurban...

Devamı

Teselli aracı rakının marifetleri…

Teselli aracı rakının marifetleri…

Bilindiği gibi genelde içki sofralarında paylaşılan dostluklar çok anlamlıdır, özellikle de rakı sofraları dostlukları unutulmazdır asla. Bu nedenle rakı sofrasında sofrayı paylaşacağımız kişiler özenle seçilir. Aslında bunun nedenine inebilmek pek zor değildir. Çünkü rakı çok yavaş içilen bir içki, diğer içkilere oranla içim süresi çok daha uzun. Rakı âdâbı gereği de sohbetler hem uzun sürüyor, hem de koyulaşıyor. Böylece sofrayı paylaştığımız...

Devamı

Vefa Zat

Vefa Zat

(1941) Sadece rakı, içki ve eğlence kültürü üstüne yazdığı kitaplarıyla değil, aynı zamanda bu alanlardaki öncü faaliyetleriyle de bilinen barmen, yazar, turizmci; Rakı Ansiklopedisi’nin fikir babası ve dinamosu. Üstat, 1940’ların sonunda Samatya’da Bülent’in esnaf meyhanesinde miço olarak başladığı profesyonel meslek yaşamını, 1955’ten itibaren duayen bir barmen haline geleceği Hilton’da sürdürdü. 1960’larda yönetici konumuna...

Devamı

Lambiko Rakısı

Mütareke yıllarında piyasada bulunan ucuz rakı markası. Üstat Ahmet Rasim’in hiç tutmadığı Lambiko tarzı rakılara o yıllarda halk arasında saman rakısı deniyordu. Yapımında kıtlık yüzünden mecburen incir kullanıldığı için tadı bozulduğundan bu yakıştırma...

Devamı

Yolun yarısına özgü anason kokuları…

Kendi deyişi ile akşamcılığı olmayan, arada bir, bayramda seyranda, eş dost ziyafetlerinde, bazen de efkârlı akşamlarda içen Cahit Sıtkı Tarancı 1930’lu yılların sonlarında bir akşam Beyoğlu’nun ara sokaklarında dalgın ve yorgun dolaşırken yolunun üzerine bir meyhane düşer. Girip birkaç tek atayım der içinden. Meyhane alçak tavanlı, kuytu ve daracık bir mekândır. Bakımsız masaları da basit kâğıtlarla örtülüdür. Bir masaya oturup biraz...

Devamı

Behçet Necatigil

Behçet Necatigil

“Şiirimizin, en köklü gelenek tadıyla en köktenci yenilik çabasını şiirinde buluşturmuş, altın oranı bulmuş şairi” (Enis Batur). Ayrıca, gerçek bir akşamcı: Necmi Onur’un 1 Haziran 1971’de Yeni Gazete’de çıkan röportajındaki “Yemek ve içki ile aranız nasıl?” sorusuna verdiği cevaba “Yemeği pek aramam. İçkiyi de az içerim. Bir yere giderken, lokanta bile olsa, sakız leblebisini beraberimde götürürüm…” diye başlıyor. Küçük kızı öykücü Ayşe...

Devamı

Bahriyeli Davut Bey

Bahriyeli Davut Bey

20. yüzyılın başlarında Kadıköy’ün rakı âlemlerine damgasını vuran gönül adamı, cömert meyhaneci. O zamanların Kadıköy’ünde semtin uçarı delikanlıları her yaz, bahardan güz sonuna kadar Papazın Bağı’nı kiralayıp içkili-çalgılı gazino haline getirirlerdi. Bunlardan biri de Bahriyeli Davut Bey’di. Hali vakti yerinde, direk boylu, baca gövdeli bir denizci ve amatör bir futbolcu olan Davut Bey, burasını aslında hiç ihtiyacı yokken, sırf hususi...

Devamı

Gizem dolu meyhanelerimize dair… -II-

Bundan önceki sohbetimize “Sakız Adalı Rumlar kendilerine has kıyafetleriyle çalışırlardı. Alınlarında kâkül, şakaklarında zülüf, başlarında fes, festen siyah bir kaytan ile omuz üzerine sarkıtılmış mavi bir top püskül bulunurdu. Göğüsleri mutlaka açık ve kolları mutlaka sıvanmış beyaz gömlek, üstünde önü çapraz olarak kavuşturulmuş ipek ya da sırma işlemeli kolsuz bir yelek (fermene) ile hizmet ederlerdi. Bellerinde siyah kuşak, onun altında...

Devamı

Gizem dolu meyhanelerimize dair…

Geleneksel meyhanelerimizin hemen hepsinde şaraplar fıçı azmanlarında muhafaza edilirken “Küplü” meyhanelerde şarap ve rakılar için özel küpler kullanılırdı. Daha önceki yazılarımın birinde de vurguladığım gibi bir rivayete göre söz konusu rakı küplerinin üzerinde bulunan “aslan” kabartmalarından esinlenilerek rakıya “Aslan Sütü” yakıştırması yapılmıştır. Bu arada kimi zaman küplü meyhaneler “Humhane” olarak da anılmıştır. Bilindiği gibi “hum”...

Devamı

Salah Birsel

Salah Birsel

(1919-1999) İncelikle işlenmiş yalın şiir dili ve benzeri bulunmayan düzyazılarıyla tanınan şair ve deneme yazarı. Cahit Sıtkı Tarancı ya da Edip Cansever gibi ya alkol olmasaydı diyenlerden değildi. Hayatının kayda değer bir bölümünü İzmir ve Ankara’da geçirmiş olsa da İstanbul ve edebiyat sevdalısıydı. 1940’ta, henüz 21 yaşındayken Beyoğlu pansiyonlarında yaşamaya başlamış ve 22 yıl boyunca semtin müdavimi olmuştu. Gündüzleri Lebon, Nisuaz,...

Devamı

Rakı büyüleri

Rakı büyüleri

İstanbul’un Müslüman kadınları, akşamcı kocalarını veya erkek çocuklarını rakıdan vazgeçirebilmek için büyü ve efsunlara başvurma yolunu çok sık kullanırdı. Bu büyülerden en bilineni, içki şişesine çaktırmadan bir parça ölü toprağı koymaktı. Bir başka çare de, o zamanlar çok tutulan ve kehanetine inanılan Merkez Efendi veya Cafer Baba türbelerine gidip, bu zatların sandukalarının başında bulunan sarıkların tülbentlerinden bir parça kesip almak...

Devamı

Demciler Akademisi

Demciler Akademisi

Kısa adı DEMAK. Akademi Cuma, Cuma Akademisi de denir. 1980’li yıllardan beri her cuma günü öğle saatlerinde Çiçek Pasajı’ndaki Seviç meyhanesinde toplanan, aralarında Aydın Boysan, Mücap Ofluoğlu, Cevat Çapan, Naci Güçhan, Turhan Günay, Besim Dalgıç, Sait Maden, Semih Poroy, Balıkçı Nuri gibi edebiyat ve sanat çevresinden insanların da bulunduğu topluluğa verilen ad. İsim babası Aydın Boysan’dır. Fethi Naci de sağlığında Demciler Akademisi’nin...

Devamı

Sermet Muhtar Alus

Sermet Muhtar Alus

(1887-1952) Osmanlıdan Cumhuriyete geçişte toplumsal değişime tanıklık eden, izleri silinen İstanbul yaşayışını, canlı tipleri yarı mizahi, yarı nostaljik bir duyguyla anlatan yazar, gazeteci, karikatürist ve deyimi fazlasıyla hak eden İstanbul beyefendisi. Askeri Müze’nin kurucusu Ahmet Muhtar Paşa’nın oğluydu. Galatasaray Sultanisi’ni dışardan bitirdi, Mekteb-i Hukuk’ta okudu. Mizah ve tiyatrodan sonra anı yazarlığına yöneldi, tefrika...

Devamı

Nöbetçi Haham Bakkal

Nöbetçi Haham Bakkal

Kuzguncuk, daima İstanbul’un en renkli semtlerinden olmuştur. Geçmişte de bugün olduğu gibi semtin dört bir yanında içilirdi. Salâh Bey Tarihi’nde bununla ilgili eşsiz bir hikâye anlatılır. Başrolde Sevim Burak’ın büyükbabası, deryalar aslanı Mehmet Kaptan vardır. Eski Kuzguncuk’ta, Küçük Paris ile burun buruna gelmek için kapağı İcadiye Caddesi’ndeki Yani, İspiro ve Kiryako’nun gazinolarından birine atmak yeterlidir. Mehmet Kaptan, Yani’cidir....

Devamı

Rakı Kültürümüz

Rakı Kültürümüz

Bilindiği gibi rakı ile ilgili toplumsal davranışlarımız zaman içinde kültürümüzün önemli bir parçası olmuştur. İçki içme terbiyesi “Âdâb-ı İşret”e paralel olarak “Rakı İçme Âdâbı” oluşmuş, içki içme terbiyesi rakıyı rakı yapan faktörlerin başını çekmiştir. Halen de çekiyor. “Âdâbıyla” içebiliyoruz onu ancak. Ayrıca özen istiyor rakı, sofrasıyla, sohbetiyle, özen istiyor, mezesiyle, karafıyla, bardağıyla. Bir başka ifadeyle özenli sofraların,...

Devamı

Osman Cemal Kaygılı

Osman Cemal Kaygılı

(1890-1945) Eski İstanbul’un kenar mahallelerinin anlatıcısı olarak ünlenen hikâye ve roman yazarı. 1944’te yayınlanan Bekri Mustafa romanında rakıcıların pirini folklorik bir zenginlikle anlatır. Gerek 1931’de Yeni Gün gazetesi için kaleme aldığı yazı dizisini kapsayan Köşe Bucak İstanbul, gerekse bir halk yazarı olarak derlediği Argo Sözlüğü bu ansiklopedinin kaynak kitapları arasındadır. Önce Kaygısız soyadını almak isteyen, ama daha sonra...

Devamı

Dünden bugüne rakı kadehleri…

Dünden bugüne rakı kadehleri…

Geçmiş dönemlerde “Limonata” (Limon Şerbeti) bardağı olarak bilinen, meyhanelerin günümüzdeki klâsik biçimini almasıyla birlikte rakı kadehi olarak kullanılmaya başlanan, 18 santilitre hacimli, silindir biçimindeki uzun cam bardağa rakı bardağı tabir edildiği bilinir. Bu bardak aynı zamanda rakının yanında verilen su bardağı olarak da kullanılır. Kadeh ise içki içmeye yarayan genellikle uzun ayaklı bir bardaktır. Bir bardağın kadeh olarak...

Devamı

Sermet Muhtar Alus

Osmanlıdan Cumhuriyete geçişte toplumsal değişime tanıklık eden, izleri silinen İstanbul yaşayışını, canlı tipleri yarı mizahi, yarı nostaljik bir duyguyla anlatan yazar, gazeteci, karikatürist ve deyimi fazlasıyla hak eden İstanbul beyefendisi. Askeri Müze’nin kurucusu Ahmet Muhtar Paşa’nın oğluydu. Galatasaray Sultanisi’ni dışardan bitirdi, Mekteb-i Hukuk’ta  okudu. Mizah ve tiyatrodan sonra anı yazarlığına yöneldi, tefrika romanlar yazdı....

Devamı

Necmi Bey

Ahmet Rasim’in içki ve çapkınlık arkadaşı. Güzel sesliydi, kendine özgü tavır ve gırtlak oyunlarıyla şarkıları süslerdi, söylerken incecik parmaklarıyla dizleri üzerinde ritm tutardı. Yürürken hafifçe aksadığı için arkadaşları ona Topal Necmi deseler de, Ahmet Rasim onu incitmemek için Lenk Necmi veya Necmi-i Lenk diye anardı. Şair Nabedid, genç yaşta veremden ölen Necmi Bey için, Bekri Mustafa’nın ağzından, Bana Bekri derler, Bekriyim...

Devamı

Üç büyüğü deviren adam…

1974 yılının temmuz ayında ailecek Mersin’e tatile gitmiştik. Bir gün misafir olduğumuz arkadaşımın kızını ve küçük oğlumu yanıma alarak kenti dolaşmaya çıktık. Sahil kenarına gidecek hem gezecek hem de çocukların birkaç poz resmini çekecektim. Sahile yaklaştığımız sırada yolun kenarında bir bebek arabası üzerine hazırlanmış mükellef bir rakı sofrası gördüm. Bebek arabasının üzerine kare biçiminde kesilmiş ince bir sunta konmuş bunun üzerine de...

Devamı

rakı eğitimi

Mustafa Alabora, oğlu Mehmet Ali Alabora 18 yaşını doldurduğunda ona bir çakmak hediye eder ve rakı eğitimi alması için Salih Tozan’a kursa gönderir. Yüzden fazla filmde rol almış, bir dönemin ünlü oyuncusu Salih Tozan sıkı bir akşamcıydı. Öyle ki, İstanbul’da bulunduğu sıralar adresini şöyle verirdi: “Çiçek Pasajı, falan meyhane, şu numaralı masa, şu köşedeki sandalye…” Mehmet Ali Alabora bu eğitimi şöyle anlatır: “Kursun ilk günü Salih...

Devamı

Bir Rakı İçeriz

Bir Rakı İçeriz

Biz rakı içeriz, öteki bütün içkilere rağmen. Belki de hepsine inat, “asıl” içkimiz rakıdır. Ama rakının tadını çıkarmak kolay değil. Her şeyden önce sofrada “âdâbını” ister rakı. Mezesine, sohbetine, karafına, bardağına özen ister. Biri eksik olduğunda tadı kaçabilir, sofraya küsebilir. Bütün arzusu kendisinden keyif alınmasıdır. Ondan keyif aldıkça buyurgan dünyasına daha çok girersiniz. Kimilerine göre tehlikeli, kimilerine göre...

Devamı

Refik Durbaş

Refik Durbaş

(1944) Şair, gazeteci, yazar. Ansiklopedimizin başlıca kaynakları arasında yer alan Rakı ile Edebiyat Muhabbeti adlı kitabında Durbaş, sanat, edebiyat, basın dünyası insanlarının bohem yaşamıyla ilgili unutulmaz olayları, anıları, nükteleri, fıkraları, eski kuşakların müdavim olduğu mekânları, meyhanecileri ve unutulan lezzetleri anlatır. Kitaptaki, Refik Durbaş imzalı ve İstanbul Hatırası adlı şiirin dizeleri, eski bir meyhane...

Devamı

Aydın Boysan

Aydın Boysan

(1921) Çok ödüllü mimar, yazar, gezgin, gurme, mizahçı, dost canlısı, yaşama ve sohbet ustası. İlk rakısını 17 yaşında, lise sınıf arkadaşlarıyla Küçüklanga’da bir meyhanede içti. Gençliğinde bir buçuk küçük içerdi hem de susuz. Sonra sulandırdı rakısını. Şimdi yarım küçük kadar içiyor. Sevdiği dostlarıyla haftada iki kez… Önceleri Samatya, Yenikapı, Galatasaray meyhanelerindeydi, şimdilerde Kireçburnu Set Restoran’da, Çiçek...

Devamı

Ahmet Rasim

Ahmet Rasim

(1865-1932) Renkli anlatımıyla, en küçük ve uçucu bir durumu bile tespit edişiyle, kendine özgü üslubuyla ve emsalsiz bir İstanbul çocuğunun kıvrak zekâsı, ince zevkleri ve şakrak, pürüzsüz diliyle yaşadığı dönemi unutulmaktan kurtaran ve bu ansiklopedinin en önemli kaynaklarından biri olan büyük yazar. Ahmet Rasim çeşitli konularda çok sayıda eser üretmiş, bu arada içki içme, içki içmenin adabı, iyi içiciler, meyhaneler ve meyhanecilerle...

Devamı

Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık

(1906 -1954) Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak öykülerinde adaları, balıkçıları, balıkları anlatmış; rakıyı, şarabı onların yanına katıp günlük yaşamın sıkıntılarından biraz olsun kurtulmaya çalışmış yazar, şair. İçkiler içinde en çok rakıyı sevdiğini onu tanıyan herkes söylemektedir. Sait Faik, Orhan Veli’yle yaptığı meşhur Rakı Şişesinde Balık Olmak İsteyen Şair röportajında Orhan Veli’ye “Rakıyı sever misiniz?” diye sormuş...

Devamı

Murat Belge

Murat Belge

(1943) Yazar, eleştirmen, çevirmen, akademisyen. Türkiye’nin düşünce hayatını yönlendiren öncü aydınlardan biridir. 1960’lardan itibaren kaleme aldığı yazılarda, yaşadığımız toplumu bütün yönleriyle kavramaya çalışmış, gündelik hayatın karmaşası içinden çıkarıp görünür hale getirdiği toplumsal olguları, edebiyatın, tarihin, felsefenin ve insanlığın ortak kültür mirasından imbiklenmiş geniş bir bilgi birikiminin ışığında incelemiştir. Başta pek...

Devamı

A. Deniz Gürsoy

A. Deniz Gürsoy

(1949) Çilingir sofrasını çok iyi bilmekle kalmayıp bunun kitabını yazan rakı üstadı. İstanbul’un tarihi semtlerinden Hasköy’de doğan Deniz Gürsoy, yemek, lezzet ve haz konularındaki engin bilgi birikimini yazdığı yirmiden fazla kitaba yansıttı. Başta Çilingir Sofrasında Dem Muhabbetleri olmak üzere Çilingir Sofrasında Rakı, Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri gibi doğrudan rakı ve meze ile ilgili kitaplarının yanı sıra Tarihin Süzgecinde Mutfak...

Devamı

Hayatta en samimi mürşit rakıdır

Hayatta en hakiki mürşit ilimmiş. Peh. Söyleyenin iyi niyetinden şüphem yok. Lakin laf müthiş zararlı. Mürşit, yol gösteren, kılavuz demektir. Bu hakiki kılavuz bir GPS ise lafım yok. Ama genel olarak ilim, haddini bilmelidir. Sürekli olarak hastalık icat eden modern tıp, sürekli konuşturup bir şey söyleyemez hale getiren iletişim teknolojileri, bir araya tıkıştırırken uzaklaştıran şehir plancılığı diye bir başlarım hafakanlar basar hepinizi....

Devamı

Samatya’nın Çapkın Gamsız Amcası

Efendim, eski İstanbul’un hemen her semtinin kültür ve toplum yaşamını yansıtan renkli simaları vardı. Örneğin, Aksaray’ın emektar Çukur Pazarı’nın sembolleri olan “Olrayt Ali Bey ve Bekçi Hasosu” gibi. Bu münevverler söz konusu fukara ve yoksul pazarının biri gündüz, diğeri de gece bekçisiydi. Gamsız Amca ise sadece Samatya’nın değil tüm İstanbul’un en renkli simalarından biriydi. O da Olrayt Ali Bey ve Bekçi Haso gibi sık sık gazetelerde ve...

Devamı

Geleneksel meyhanelerimizin büyülü havası…

Eski dönemlerde meyhaneye girildiği zaman kapının yanında ya da sağ veya sol tarafta, bazen de tam karşı kısımda “İşret Tezgâhı” (İçki tevzi tezgâhı) bulunurdu. Burada mekânın en deneyimli hizmet erbaplarından ‘Mastori’ görev alırdı. Tezgâhta ayaküstü bir-iki tek atıp gidecekler için hazırlanmış rakı kadehleri, şarap çanakları ve içinde fasulye piyazı, lahana turşusu, beyaz sakız leblebisi gibi çerezlikler bulunan tabaklar dizilirdi. Büyük...

Devamı

Bir hoşgörü zengininden babacan nasihatler…

1950’li yılların sonlarında bir gün çocukluğumun en güzel yıllarının geçtiği Kumkapı sahiline gideyim dedim. Her şey değişmiş, bambaşka bir yer olmuştu bu şirin sahil. Hayallerim bir anda uçtu gitti. Gezdiğim, gördüğüm yerlerle çocukluk dönemimin sahili arasında en küçük bir benzerlik kalmamıştı. Dalgakıran, balıkçı tekneleri, balıkçı barakaları, balıkçılar yoktu artık. Sadece sahil yolu vardı o kadar. Ama insanlar yoktu, hareket yoktu,...

Devamı

Esrik anlarımın bıçkın nefesleri…

Sıkı bir rakı tiryakisi olarak şunu da itiraf etmek isterim ki kimi zaman ölçüyü fazla kaçırıp kendimi şair hissettiğim de olmuyor değil. Ne de olsa rakı denen yaramaz çocuk insanın gözüne pembe gözlükleri takıyor o anlarda ve dünyayı tozpembe olarak gösteriyor insana. Fena da olmuyor hani, dertlerden, üzüntü ve kuruntulardan arındırıyor adamı. Bu gibi anlarda genellikle tekrar kadehime uzanıp platonik ve romantik duygularımın esiri olarak...

Devamı

Erdek Rakısı

Erdek Rakısı

(Erdek Düzü) 19. yüzyılın popüler rakı markası. Ahmet Rasim’in Malumat gazetesinde kaleme aldığı bir yazısından düz rakı olduğu ve gazetelere ilan vererek pazarlandığı anlaşılır. Sözgelimi 1897 tarihli İkdam gazetesinde yer alan ilanda şunlar söylenir: “Halis üzümden istihsal olunan Erdek Düzü dünyanın her cihetinde bihakkın kesb-i şöhret etmiştir. Taamı tatlı, sıhhate nâfi ve baş ağrıtmaz ve hararet vermez ve vücudu kuvvetlendirir, iştiha...

Devamı

Cahit Sıtkı Tarancı’nın bir meyhane sefası…

Cahit Sıtkı Tarancı’nın bir meyhane sefası…

Kendi deyişi ile akşamcılığı olmayan, arada bir, bayramda, seyranda, eş dost ziyafetlerinde, bazen de efkâr bastığı akşamlarda rakı içen Cahit Sıtkı Tarancı, 1930’lu yılların sonlarında bir akşam Beyoğlu’nun ara sokaklarında dalgın ve yorgun dolaşırken, yolunun üzerine bir meyhane düşer. Girip birkaç tek atayım der içinden. Meyhane alçak tavanlı, kuytu ve daracık bir mekândır. Bakımsız masaları da basit kâğıtlarla örtülüdür. Bir masaya oturup...

Devamı

Demirtaş Ceyhun

Demirtaş Ceyhun

Hikâyeci, romancı, yazar ve mimar. Mimarlar Odası başkanlığı; Politika gazetesi genel yayın yönetmenliği; Türkiye Yazarlar Sendikası yöneticiliği görevlerinde bulundu. Hikâye ve romanlarıyla edebiyatta, deneme, araştırma kitaplarıyla düşünsel alanda varlık gösterdi. Son yıllarında tümüyle tarihsel ve toplumsal konularla ilgilendi. Adeta didikleyerek elden geçirdiği kaynaklardan kendine özgü yeni tezler üretir; bunları çevresine coşkuyla...

Devamı

Manilerin sihirli dili…

Manilerin sihirli dili…

Bilindiği gibi insanın gönlünde sıcacık ufuklar açan maniler çok eski çağlardan başlayarak zamanımıza kadar varlığını sürdüren genellikle yedi heceli, dört mısradan oluşan küçük ve müstakil halk şiirleridir. Yaygın temaları aşk ve özlem olmasına rağmen niyet ve fal manileri, iş manileri, bekçi ve davulcu manileri, bazı sokak satıcılarının söyledikleri maniler, İstanbul meydan kahvelerinin cinaslı manileri, Doğu Anadolu’ya özgü hikâye ve mektup...

Devamı

Atatürk’ün Muhteşem Sabrı

Yüce Önder Atatürk’ün aslında rakı tiryakisi olmasına rağmen zaman zaman diğer içkileri de tercih etmesi bir bakıma çağdaş eğlence tarzını benimsemesinden kaynaklanır. Zaten bu nedenle Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte çağdaş yaşam ve eğlence tarzlarının temelleri atılır. Böylece eğlence hayatında yeniden yapılanma, eğlence yerlerinin bazılarında da kimlik değişimi süreci yaşanmaya başlar. Aşağıda dile getirilenler buna güzel bir örnek teşkil...

Devamı

Salâh Birsel’den “palamut methiyesi”

Salâh Birsel’den “palamut methiyesi”

“Ağzının tadını bilen akşamcıların, balık deyince akıllarına palamut gelmelidir. Barbunya ya da sinağritin geleceği tuttuğu vakit de, hemen defetmek için, yarım bardak İngiliz tuzu çekilmelidir. Palamutun en alengirlisi ızgarasıdır. Kiremit kebabı ile kâğıt kebabını da yabana atmamalı. Köftesi ile  fırın kebabı da olur. Ben en çok palamut tütününe biterim. Şimdiler onu bulabilenler füme balık diye satın alırlar. Bizim çocukluğumuzda palamut...

Devamı

Baba Yaver

Ahmet Rasim’in yazılarında sık sık andığı, Baba Yaver-i şikem-perver diye takıldığı, midesine düşkün, ağzının tadını bilen rakısever ahbabı. Baba Yaver, “işkembe çorbasının en güzeli hindi derisinden olur” diye ant içer. Çorbaya olan düşkünlüğünü, Kana kuvvet, göze fer, batına ciladır çorba diye başlayan ve bugün işkembecilerin duvarlarını süsleyen meşhur manzumeyle ölümsüzleştirmiştir. Ancak Aşçı Dede Efendi’ye ithaf ettiği bu şiir...

Devamı

Samatya’nın çapkın Gamsız Amcası…

Samatya’nın çapkın Gamsız Amcası…

Efendim, eski İstanbul’un hemen her semtinin kültür ve toplum yaşamını yansıtan renkli simaları vardı. Örneğin, Aksaray’ın emektar Çukur Pazarı’nın sembolleri olan “Olrayt Ali Bey ve Bekçi Hasosu” gibi. Bu münevverler söz konusu fukara ve yoksul pazarının biri gündüz, diğeri de gece bekçisiydi. Gamsız Amca ise sadece Samatya’nın değil tüm İstanbul’un en renkli simalarından biriydi. O da Olrayt Ali Bey ve Bekçi Haso gibi sık sık gazetelerde ve...

Devamı

NEDİR?

rakiustatlari.com, bir BuyukKeyif.com marifeti.

"Yavaş Yaşama Kılavuzu" sloganıyla yıllardır yayında olan, Türkiye'nin Tek ve En Büyük Rakı Topluluğu BüyükKeyif'in yurtdışına yönelik bu rakı ağının diğer sitelerine de göz atın.